[{"data":1,"prerenderedAt":72},["ShallowReactive",2],{"site-settings":3,"\u002Fblog\u002Filk-yazi":32},{"id":4,"extension":5,"footer":6,"meta":22,"name":23,"navigation":24,"stem":29,"wordmark":30,"__hash__":31},"settings\u002Fsettings.yml","yml",{"credits":7,"links":8},"© 2026 mahzen.bio",[9,14,18],{"icon":10,"to":11,"ariaLabel":12,"target":13},"i-simple-icons-github","https:\u002F\u002Fgithub.com\u002Fmahzenbio","GitHub","_blank",{"icon":15,"to":16,"ariaLabel":17},"i-lucide-mail","\u002Fcontact","İletişim",{"icon":19,"to":20,"ariaLabel":21,"target":13},"i-lucide-rss","\u002Frss.xml","RSS akışı",{},"mahzen.bio",[25,28],{"label":26,"to":27},"Yazılar","\u002Fblog",{"label":17,"to":16},"settings","mahzen","5AQfZiQ7261cwYrypB8Im45GhWiVGcbbqM9kiHcyeu4",{"id":33,"title":34,"body":35,"category":55,"date":56,"description":57,"draft":58,"extension":59,"image":60,"imageAlt":61,"meta":62,"minRead":63,"navigation":64,"path":65,"seo":66,"stem":67,"tags":68,"__hash__":71},"blog\u002Fblog\u002Filk-yazi.md","Sohbet Üzerine;",{"type":36,"value":37,"toc":51},"minimark",[38,42,45,48],[39,40,41],"p",{},"Yıllar önce bana bir defter armağan edildiğinde hayatımda bu denli değişiklikler yaratacağının farkında bile değildim. On yedi yaşında bir gencin fazlaca Oğuz Atay’dan etkilenmesi sonrası kendi ile konuşması ile başlar, hala da devam eder aslında. Yedi yılda o kadar çok şey öğrendim ki, aslında her insan gibi. Ama şunun da farkındayım, hala yolun çok başındayım. Ama yazarak öğrendim yalan yok. Konuşmak, eğer anlaşılamıyorsam boşa nefes tüketmekten başka bir şey değildi. Burada sorgulanması gereken birkaç şey var aslında. Beni gerçekten anlamıyorlar mı, ben mi anlatamıyorum, yoksa bu eylemi yanlış yerlerde mi gerçekleştiriyorum? İnan bunların hepsini düşündüm. Ya anlattıklarım suistimal edildi, ya dinliyormuş gibi yapıldı, ya da gerçekten dinlendi ama doğru analiz edilemedi. Şuna inanırım; ne anlatırsam anlatayım, günün sonunda onun doğru veya yanlış olduğuna veya ne hissettiğime tek başıma kaldığımda karar verebilirdim. Bunun bana tanrı tarafından atfedilmiş bir özellik olmadığını anladığımda da insanları sadece dinlemeye karar verdim. Yorum yapmak gereksizdi. Çünkü yorum yapmak o an karşındaki insana onunla ilgileniyormuş hissi verse de o sohbetin havada kalmasının önüne hiç geçemezdi. Soru sormayı öğrendim. Soru sordukça öğrendim. İnsanların aramızdaki sohbetleri sohbetin sonunda ‘evet sen haklısın’ veya ‘ doğru olanı yapmışsın bence bunu kafana takmana gerek yok’ gibi zeminlere dayatmaya gayret ettiğini fark ettim. Bu sohbetlerin sonları hep aynıydı. Ben bundan hiç keyif almazdım, birine hak vermek gücüme gitmezdi, belki haklı olduğuna da tüm benliğimle inanırdım ama hep bir şeylerin eksik olduğunu fark ederdim. İşte bunu fark ettiğimde beni derin bir sessizlik kapladı, kendi içime yönelmeye karar verdim. Benim sohbetlerimde acaba bu minvalde miydi, bende mi haklı olabileceğim noktaların altını çizmeye gayret mi ederdim?",[39,43,44],{},"Tabi ki insanlara, dostlarıma ve arkadaşlarıma sırtımı çevirmedim, sohbet etmekten kaçmadım ancak bir şey anlatmadan önce kendimle konuştum, kendime sorular sordum, bazen cevaplarını bulmak yıllar sürdü ama günün sonunda bulabilmenin verdiği haz, yıllar önce bir arkadaşının aynı şeyi söylemesi ile aynı olamazdı. Bunu fark ettiğimde sohbetlerimde Sokratik sorgulama kullanmaya karar verdim. Gerçek anlamda edilen, günün sonunda bir çıkarım yapılması gereken sohbetlerin hiçbirinde çıkarım yapmamaya başladım. İnsanların sorunların çözümünü kendileri bulabildiğinde alabileceği hazzın farkındaydım çünkü. Bu haz insana aynı zamanda farkında olmadan bir şey öğretiyor. Sorunu çözme, o sorunu arkasında bırakma ve öğretici ögeleri alıp yola devam etme içgüdüsü. Bu yüzden her insanın kendisi ile konuşması gerektiğini düşünürüm. Seni senden iyi kim tanıyabilir ki? Kalbinin kırılmış olabileceği, gülen gözlerinin arkasında saklanan hüznü kim nereden okuyabilir ki? Var olanın aslında hiç var olamadığını kim anlayabilir, sende yok olanın aslında hep var olduğunu kim nereden anlayabilir ki?",[39,46,47],{},"Bunu bende asla bilemezdim, isterse çocukluk arkadaşım olsun, isterse dün tanıştığım herhangi biri. Ben onun anlatmak istediği kadarını bilebilirdim hep. Veya benim anlamamı istediği kadarını bilebilirim. Bu yüzden sadece soru sorulması gerektiğini düşünürüm. Bir şeyi benim veya başkasının söylemesi hiçbir anlam ifade etmiyor. Ama eğer kişi doğru sorular soruluyorsa ve doğru cevap verme eğilimde ise sohbetlerde sorulacak sorulara verilen cevaplarla onda bir farkındalık kazandırılabileceğini fark ettim. Verilen her cevap kişiyi biraz daha sorunu çözmeye yaklaştırdı, ben de yok olanın aslında hep var olduğunu, gözlerin arkasındaki gerçekleri veya var olanın aslında hiç olamadığını bu şekillerde anlamaya başladım.",[39,49,50],{},"Bende de hiç var olamayanların aslında hiç var olmadığını bu şekillerde anladım. Varmış gibi yapanlar aslında hiç olamadılar. Yokmuş gibi yaptıklarında da hiç yok olamadılar zaten. Burası da başka bir edebiyatın konusudur muhtemelen.",{"title":52,"searchDepth":53,"depth":53,"links":54},"",2,[],"Deneme","2026-08-29","İnsanın kendisiyle konuşması, doğru soruları sorması ve sohbetin dönüştürücü gücü üzerine kişisel bir deneme.",false,"md","\u002Fimages\u002Fblog\u002FChatGPT-Image-30-Agu-2026-01-27-10.png","Merkeze doğru büyüyen noktalardan oluşan soyut nokta deseni",{},4,true,"\u002Fblog\u002Filk-yazi",{"title":34,"description":57},"blog\u002Filk-yazi",[69,70],"Sohbet","Kendini tanımak","g-AOUoQLv0MkqqmuOsNQoD_8C7oO0_sHi1QvZGdVU_4",1791383967766]