Takıldığım bir mesele varsa masada oturmaya devam etmenin işe yaramadığını kabul etmem yıllar aldı. Ekrana ne kadar bakarsam bakayım aynı üç fikrin etrafında dönüyordum.
Yürümek dikkati gevşetiyor
Yürürken dikkat tam olarak dağılmıyor ama tek bir noktaya da kilitlenmiyor. Bir kısmı yolu, karşıdan geleni, kaldırımı takip ediyor. Geriye kalan kısım meseleyle daha gevşek bir ilişki kuruyor.
O gevşeklik önemli. Masada meseleyi sıkıca tuttuğumda, hep aynı yerinden tutuyorum.
Çözüm genelde yürüyüşün ortasında geliyor
İlk beş dakika hâlâ meseleyi düşünüyorum. Sonra düşünmeyi bırakıyorum, sokakla ilgilenmeye başlıyorum. Yirminci dakikada, hiç beklemediğim bir anda cevap geliyor.
Bu sırayı bozmak mümkün değil. "Şimdi çözüm bulacağım" diyerek yürümeye çıktığımda hiçbir şey olmuyor.
Telefonsuz yürümek
Kulaklık takarsam bu hiç çalışmıyor. Podcast dinlerken düşünecek yer kalmıyor; başka birinin düşünceleri boşluğu dolduruyor.
Sessiz yürüyüşün ilk on dakikası sıkıcı geliyor. Sıkılmak da sürecin parçası galiba.
Not almak için durmak
Cevap geldiğinde hemen yazıyorum. Yürümeye devam edersem eve varana kadar unutuyorum — bu defalarca oldu.
Telefona iki satır not, sonra yürümeye devam. Yürüyüşün geri kalanında genelde bir şey daha çıkıyor.
